hayvan bilgileri

Yeryüzünün her yerinde, karada, havada ve suda milyonlarca hayvan türü yaşar. Bunlardan çoğunu çevremizde sık sık gördüğümüz için yakından tanırız oysa bazı ender türlerle karşılaşma şansımız çok azdır. Bazıları da o kadar değişik yapıdadır ki hayvan olduğu anlaşılmaz bile.
Canlılar aleminin en önemli gruplarından biri hayvanlar, öbürü bitkilerdir. Üstün yapılı bir canlının hayvan mı yoksa bitki mi olduğunu uzman olmayan birisi bile çoğu zaman kolayca ayırt edebilir. Ama çok küçük, genellikle tekhücreli olan basit ve ilkel yapılı canlılar hem hayvanlarla hem bitkilerle ortak özellikler taşıdıklarından, bu ayrım bilim adamlarını bile uğraştıracak kadar güçleşir. Yakın yıllara kadar biyoloji bilginleri, bazı özellikleriyle hayvanlara benzeyen basit yapılı canlıları hayvanlardan, bitkilere benzeyen ilkel yapılı canlıları da bitkilerden sayarak bütün canlıları hayvanlar alemi ve bitkiler alemi olarak iki gruba ayırmışlardı. Günümüzde böyle bir sınıflandırmanın çok yetersiz olduğu anlaşılmış ve üstün yapılı hayvanlar ile bitkileri içeren iki büyük alemin dışında, basit yapılı canlıları içeren iki alem daha benimsenmiştir. Bu maddede yalnızca hayvanlar aleminin yeni sınırları içinde kalan üstün yapılı hayvanlar incelenecek, eski bir alışkanlıkla hala terliksi hayvan ya da tekhücreli hayvanlar adıyla anılsalar bile artık hayvanlar aleminden sayılmayan basit yapılı canlılar dışta bırakılacaktır.

Hayvanlar ile bitkiler arasındaki temel farklardan biri beslenme biçimleridir. Bitkilerin çoğu doğadan aldıkları su ve inorganik tuzlar gibi basit maddelerle kendi besinlerini üretebildikleri halde, hayvanlar besinlerini başka canlılara borçlu olan dışbeslek canlılardır. Çünkü hayvan hücresinin su ve inorganik tuzları karbonhidrat ya da protein gibi karma­şık yapılı temel besinlere dönüştürme yeteneği yoktur. Bu maddeleri bitkilerin ya da başka hayvanların dokularından hazır olarak almak zorundadır. Ayrıca bitkilerde büyük ölçüde selülozdan oluşmuş sertçe bir hücre duvarının bulunmasına karşılık, hayvan hücresi daha çok protein yapısında ince ve esnek bir zarla çevrilidir. Beslenme biçimleri ve hücre yapılarındaki bu farklılıklardan başka, hayvanların çoğu bitkiler gibi bir yere bağlı olarak yaşamaz. Süngerler ve bazı mercanlar dışında hepsi kendine özgü hareket organlarıyla serbestçe yer değiştirebilir. Bütün canlılar gibi bitkiler de dış uyaranlara tepki verir ama hayvanların tepkileri bitkilerin ve basit yapılı canlıların sınırlı tepkileriyle karşılaştırılamayacak kadar karmaşıktır. Çünkü hayvanlarda duyu ve hareket hücrelerinden beyne, beyin­den bu hücrelere mesaj taşıyan bir sinir sistemi vardır. Oysa başka hiçbir canlı gru­bunda böyle özelleşmiş bir sistem bulunmaz.

Beslenme

Hayvanlar çeşitli bitkileri ve genellikle başka türden hayvanları yiyerek beslenirler. Ama etten başka şey yemeyen hayvanlar bile beslenme açısından bitkilere bağımlıdır. Çünkü eninde sonunda ya yediği hayvan ya da ona yem olan başka bir hayvan bitkiyle besleniyordun Örneğin bir balıkçılın suda avlayıp yuttuğu bir kurbağa böcek tırtıllarını, tırtıllar da bitkilerin yapraklarını yer.
Hayvanlar arasında bitkilerin yaprak, kök, meyve gibi çeşitli bölümlerini yiyerek besle­nen otçullar, avladıkları başka hayvanları yiyen etçiller, hiç avlanmayıp yalnızca leş yiyenler, hem bitkisel hem hayvansal yiyeceklerle beslenen hepçiller, yalnızca bitkilerin özsuyunu ya da başka hayvanların kanını emen türler vardır. Bu nedenle, besinleri vücuda alma yöntemleri birbirinden çok farklıdır. Örneğin ilginç bir yöntem geliştirmiş olan denizyıldızı, midye gibi sevdiği bir av bulduğunda midesini tümüyle dışarı çıkarır ve avını midesiyle örterek sindirir. Başka hayvanların bağırsaklarında asalak yaşayan tenyaların ağzı bile yoktur bu yassısolucanlar konak hayvanın bağırsaklarındaki besinleri derileriyle emerek alırlar. Suda yaşayan hayvanların birçoğu suya karışmış olan küçük yiyecek kırıntılarını, bitki parçalarını ya da başka hayvanların larvalarını süzüp almak için çok ustaca yöntemler geliştirmiştir. Sözgelimi evcikli böceğin akarsularda yaşayan larvaları kendilerine boru gibi ince uzun birer evcik yaparlar. Sonra incecik bir ağ örerek bu borunun bir ucunu kapatır ve acıktıkları zaman vücutlarını sallayarak içeriye su dolmasını sağlarlar. Böylece borunun alt ucun­dan giren su öbür uçtan çıkıp giderken, içinde yüzen küçük su canlıları ile suyosunları ağa takılıp kalır. Karnını doyuran larva, acıktığın­da yenisini örmek üzere ağı da yiyerek evciğine çekilir.
Bazı küçük hayvanlar, özellikle böcekler başka hayvanların ve insanın kanını emerek beslenir. Bu yüzden ağızlan deriyi delerek kanı emebilen sivri uçlu bir hortum biçimini almıştır. Sinekler, sivrisinekler ve keneler bu gruptandır. Aynı biçimde bitkilerin özsuyunu emen birçok böceğin, örneğin ağustosböceklerinin ağzı da emici bir hortuma dönüşmüştür. Örümcekler ile akrepler de yalnızca sıvıyiyeceklerle beslenirler ama bunların yönte­mi önce avlarını öldürüp, sonra hayvanın içine boşalttıkları sindirim salgılarıyla dokularını eriterek emmektir.
Omurgalı hayvanların sindirim sistemleri daha gelişmiştir. Yalnızca canlı hayvan ve yumurta yiyerek beslenen yılanlar yiyeceklerini her zaman bütün olarak yutarlar. Çok etkili olan mide özsuları, boynuz, tırnak ve tüyler dışında her şeyi, hatta kemikleri bile tümüyle sindirebilir. Kuşların yediklerini çiğ­neyip parçalamaya yarayan dişleri olmadığından, çoğunun midesinde taşlık denen özel bir bölüm bulunur. Yuttukları küçük taş ve kum parçaları burada birikir ve tıpkı bir değirmentaşı gibi yiyecekleri öğütür.
Memelilerde yiyecekler ağızdan alınıp tümüyle özümseninceye kadar sindirim sistemi boyunca çok daha uzun ve karmaşık bir yol izler. Önce ağızda dişlerle çiğnenip öğütülen ve tükürükle karışarak yumuşayan besinler mideye gider. Burada mide özsuyu gibi başka sindirim salgılarıyla karışır ve iyice sıvı hale gelinceye kadar birkaç saat çalkalanır. Daha sonra incebağırsağa geçer burada karaciğer ile pankreasın salgıları eklenir ve içindeki yararlı maddeler bağırsak duvarlarından emilerek kan dolaşımına karışır. Geri kalan bölümü kalınbağırsağa indiğinde suyu büyük ölçüde emilerek geri alınır sindirilemeyen selülozlu lifler ve öbür atık maddeler ise anüs yoluyla katı halde vücuttan dışarı atılır. Me­melilerden olan insanın sindirim sistemi de aynıdır.
Gelişmiş hayvanların üç temel besin grubu­na gereksinimi vardır Yağlar şeker ve nişasta gibi karbonhidratlar süt, et ve balıktan alınan proteinler. Ayrıca kemiklerin ve dişlerin gelişmesi için gerekli olan kalsiyum, fosfor gibi mineralleri, vücutta çok önemli görevler üstlenen suyu ve eksikliği çeşitli hastalıklara yol açan vitaminleri de almaları gerekir. Güneş ışığının yardımıyla doğrudan hayvanla­rın vücudunda üretilen D vitamini dışındaki bütün vitaminlerin kaynağı bitkilerdir.

Solunum ve Boşaltım

Hayvanlar yiyeceklerden aldıkları besin maddelerini kullanarak vücut sıcaklıklarını korur, güçlenir ve enerji kazanırlar. Aslında besin maddelerinin kullanılması, tıpkı bir otomobil yakıtının motor silindirlerinde yanması gibi, vücutta yakılarak enerjiye dönüştürülmesidir. Oksijen olmadan yanma olmayacağı için hayvanların solunum yoluyla havadan oksijen almaları gerekir. Böcekler genellikle gövde­nin iki yanındaki soluk delikleriyle hava alıp verirler bu deliklerden giren hava trake denen incecik soluk borularıyla dokulara taşınır. Balıkların, suda çözünmüş olan oksijeni alabilen solungaçları vardır. Amfibyumların erişkinleri, sürüngenler, kuşlar ve memeliler, tıpkı insanlar gibi akciğerleriyle gerçek anlamda solunum yaparlar.
Bütün temel besin maddelerinin bileşimin­de karbon, hidrojen ve oksijen vardır. Dolayısıyla bu maddeler vücutta yakıldığında bol miktarda karbon dioksit ile su açığa çıkar. Oksijen nasıl ağız ve soluk borusu yoluyla akciğerlere doluyorsa, solunum artıkları olan bu maddeler de gene akciğerlere taşınır ve soluk verirken gaz halinde dışarı atılır. (Karbon dioksit zaten gaz halindedir, su da buharlaşarak gaza dönüşür.) Çok kalabalık ve kapalı bir odada bir süre sonra havanın boğucu olması ve camların buğulanması bundandır.
Proteinlerin bileşiminde, karbonhidratlar ile yağlardaki bu üç elementten başka azot da bulunur. Bu nedenle proteinlerin yakılmasıyla ayrıca azotlu karmaşık bileşikler oluşur. Bunların vücuttan dışarı atılmasını boşaltım sistemi üstlenmiştir, insanda ve gelişmiş hay­vanlarda bu görevi, gerçek bir filtre gibi çalışarak bütün kanı süzen böbrekler yerine getirir. Kandaki bu azotlu bileşikler ve isten­meyen öbür atıklar, vücudun kullanmadığı fazla suyla birlikte idrar olarak vücuttan dışarı atılır. Oysa kuşlarda ve sürüngenlerde bu maddeler omurgalıların ve insanın idrarı gibi sıvı değil oldukça katı haldedir.

Kan Dolaşımı ve Vücut Sıcaklığı

Gelişmiş hayvanlarda bütün vücudu ağ gibi saran damarlardan oluşmuş bir dolaşım siste­mi vardır. Bu damarların içinde hücrelere besin maddeleri ile oksijen taşıyan ve hücre­lerden aldığı atık maddeleri dışarı atılmak üzere ilgili organlara ileten bir sıvı dolaşır. Bu sıvı bazı hayvanlarda renksiz olsa bile gene de kandır.
Dolaşım sistemi olan hayvanlarda kanı bütün vücuda pompalayan bir kalp ya da benzeri bir organ bulunur. Bu organın en gelişmiş biçimi kuşların ve memelilerin dört odacıklı kalbidir. Kalbin akciğerlere pompa­ladığı kan buradan aldığı oksijeni ve bağırsak­lardan aldığı besin maddelerini vücudun bü­tün hücrelerine taşır. Hücrelerden aldığı karbon dioksit ile öbür zararlı atıkları bırakmak üzere akciğer ve karaciğere giderek temizlendikten sonra yeniden dolaşımını sürdürür.Vücut sıcaklığının belirli bir düzeyde tutulmasını sağlayan da kandır. İnsanda ve memelilerin çoğunda normal vücut sıcaklığı yaklaşık 37°C. kuşlarda ise 4()°C dolayındadır. Dış ortam ne kadar sıcak ya da soğuk olursa olsun, hastalık ve başka iç etkenler olmadığı sürece vücut sıcaklığı değişmeyen kuşlara ve memelilere sıcakkanlı hayvanlar denir. Balıklar, amfibyumlar ve sürüngenler ise soğukkanlı hayvanlardır bunların vücut sıcaklığı bulundukları ortamın sıcaklığına bağlı olarak değişir. Soğukkanlı hayvanlar çok soğukta, örneğin donmuş bir gölde hiç rahatsızlık duymadan yaşayabilir, ama memelilerin ve kuşların normal vücut sıcaklığını aşan sıcaklıklara dayanamazlar.Yarasa gibi memeliler kış uykusuna yattıklarında vücut sıcaklıkları düşer, kalp atışları ve solunumları çok yavaşlar. İnsanın derisinde terlemeyi sağlayan milyonlarca gözenek vardır. Çok sıcak bir ortam daha sık soluk alarak dilin üzerinden buharlaşan suyla serinlemeye çalışırlar.

Duyular ve İletişim

Hayvanların çoğunda insanlardaki gibi beş temel duyu bulunur Dokunma, tat, koku, işitme ve görme duyuları. Ama bazı hayvanların duyularından biri ya da birkaçı insanlarınkinden daha fazla gelişmiştir. Örneğin köpek­lerin koku ve işitme duyuları son derece keskindir bizim algılayamadığımız pek çok kokuyu ayırt edebilir, bizim duyamayacağımız kadar alçak ve yüksek frekanslı sesleri işitebilirler.
Bazı hayvanlar gözleri olmadığı halde aydınlığı ve karanlığı algılayabilir, bazıları da kimyasal maddelerin kokusuna ve tadına tepki verir. Ayrıca hayvanlarda bizim bilmediğimiz başka duyular da olduğu sanılıyor. Yoksa kuşların, balıkların ve böceklerin hiç yollarını kaybetmeden çok uzun göç yolculuklarına çıkıp geri dönmelerini açıklamak çok güçleşir. Bazı uzmanlar bunu göçmen hayvanların Dünyanın magnetik alanından yararlanmayı bilmesine bağlıyorlar.
İnsanların konuşma gibi çok üstün bir yeteneği vardır. Ama gelişmiş hayvanların birçoğu da havlama, miyavlama, kükreme, inleme gibi tanıdığımız seslerle acıktığını, korktuğunu ya da sevindiğini belli edebilir. Hatta bazı hayvanlar çok daha karmaşık ve anlamlı sesler çıkararak türdeşleriyle iletişim kurarlar. Örneğin bir erkek kuşun ötüşü öbür erkekleri uzak durmaları için uyarırken dişisini yaklaşmaya çağırır. Kuşların birbirlerini tehlikeye karşı uyaran ya da sürüyü topluca uçmaya yönelten değişik anlamlı ötüşleri de vardır. Ama bir papağan ya da muhabbetkuşu insan sesini taklit ederken kuşkusuz söylediği sözcüklerin ne anlama geldiğini bilemez.
Hayvanlarda bir bildiri niteliği taşıyan bazı hareket ve davranış biçimleri de saptanmıştır. Adatavşanları bir tehlike sezdiklerinde arka ayaklarıyla yere vurarak gürültü çıkarır, köpekler yemek yemek ya da dolaşmak istediklerinde sahiplerini çekiştirirler.

Hareket ve Yer Değiştirme

Daha önce de belirtildiği gibi, erişkin süngerler ve mercan polipleri dışında bütün hayvan­lar yer değiştirebilen hareketli canlılardır. Ama asalakların çoğu bir hayvanın üzerine yerleşip yaşamını orada sürdürdüğü için hareket etme gereği duymaz. Denizyıldızı, denizşakayığı ve deniz kabuklularının çoğu yavaş yavaş dipte sürünerek ya da suda kayarak ilerler. Kalamar, mürekkepbalığı ve ahtapot gibi birkaç hayvan da gövdesinin arkasından su püskürterek bu itme kuvvetiyle yol alır. Denizanaları gövdelerini kasıp gevşeterek yüzebildikleri halde genellikle kendilerini suyun akıntısına bırakarak serbestçe sürüklenirler. Hiç tartışmasız bütün hayvanlar içinde en iyi yüzen balıklardır. En hızlı yüzücülerden biri olan kılıçbalığının saatte 95 km hız yaptığı söylenirse de bazı uzmanlar saatte ancak 65 km yol alabildiğini öne sürerler. Balıklardan son­ra iyi yüzücüler arasında balinalar ve foklar gibi deniz memelileri gelir.
Omurgalılar arasında gerçek anlamda uça­bilen yalnızca kuşlar ve yarasalardır. Ama yarasalar dışında bazı memeliler, hatta sürün­genlerin, amfibyumların ve balıkların birkaç türü havada bir süre süzülerek yol almayı ba­şarabilir. Buna karşılık kuşların birçoğu yüzmede ve dalmada çok ustalaşmıştır. Saatte 320 km hızla uçabilen doğan ve yelyutanın kuşlar arasında uçuş rekortmeni olduğu öne sürülür. Yarış güvercinlerinin de 130 kilomet­relik bir uzaklığı saatte ortalama 150 km hızla aştıkları saptanmıştır. Yılan, keler ve kertenkelelerin çoğu karada ve suda aynı rahatlıkla hareket edebilir. Yılanların karadaki hızı genellikle saatte 8 kilo­metreyi aşmazken kelerler ile kertenkeleler sürünerek çok daha hızlı yol alabilirler. Bo­yutlarından beklenmeyecek kadar iyi sıçrayan kurbağaların bazı türleri 3 metre kadar sıçra­yabilir. Gene de karada en rahat hareket eden hayvanlar memelilerdir. Dünyanın en iyi kısa mesafe koşucusu olarak bilinen çita saatte 110 km hız yapabilir.

Toplu Yaşayan Hayvanlar

Bazı hayvanlar, örneğin tilkiler tek başlarına dolaşıp avlanmayı severler. Bir bölümü, örneğin deniz kuşları yalnızca çiftleşme mevsiminde bir araya toplanarak kalabalık sürüler oluşturur. Bazıları da, özellikle kuşlar, kelebekler, rengeyikleri, yılanbalıkları ve yengeçler hep birlikte uzun göç yolculuklarına çıkarlar. Buna karşılık bütün yıl boyunca sürüler halinde yaşayan, birlikte yiyecek aramaya çıkıp birlikte yuva kuran ve bütün yavrulara elbirliğiyle bakan pek çok hayvan vardır.ABC AjansıYalnız ve toplu yaşamanın kendine göre hem yararları, hem sakıncaları olduğu söylenebilir. Örneğin bağımsız bir üreme bölgesi seçerek burayı kendi türdeşlerine ve başka hayvanlara karşı canla başla savunan bir kuş, yavrularının bu güvenli bölgede saldırganlardan korunmasını ve bol yiyecekle beslenmesini sağlamış olur. Üstelik hayvanlar toplu ola­rak yaşamadıklarında, içlerinden birinin yakalandığı bir hastalık öbürlerine sürüdeki ka­dar kolayca bulaşamaz.
Öte yandan, bir kolonideki ya da büyük bir sürüdeki hayvanların dayanışma ve yardım­laşma şansı vardır. Güçlerini birleştirdiklerinde tehlikeli bir düşmanın saldırısıyla daha kolay başa çıkabilirler ve bir güçlükle karşılaş­tıklarında ne yapmaları gerektiğine karar ve­ren bir önderleri olur.
Termitler, her bireyin belirli bir görevi üstlendiği ortak yuvalarında son derece düzenli ve örgütlenmiş bir yaşam sürerler. Karıncalar gibi bu böceklerin de kralları, kraliçeleri, askerleri ve işçileri vardır. Yalnızca işçiler sindirilebilir türden besin üretebildiği için yuvanın bütün öbür bireyleri günlük yiyeceğini işçilerden bekler.
Kuşların ve memelilerin toplu davranışları da çok ilginçtir. Suyun üstünde sıraya dizilip emir almışçasına aynı anda yuvarlanıp döneı kıyı kuşlarını izlediniz mi hiç Kazlar da sürv halinde yiyecek ararken, yaklaşan tehlike^ haber vermesi için içlerinden birkaçını nöbe çi dikerler. Aynı davranışa çayır marmotu j bi bazı memelilerde de rastlanır.

Üreme

Hayvanların çoğunda, yeni bir canlının dünyaya gelebilmesi için dişi ile erkeğin çift­leşmesi, yani üreme hücrelerinin birleşmesi gerekir. Eşeyli üreme denen bu çoğalma biçiminde önce dişinin vücudunda bir yumurta hücresi oluşur. Çiftleşme sırasında erkeğin spermaları bu hücreyi döller ve gelişmesini ta­mamlayan bu döllenmiş yumurtadan bir yav­ru biçimlenir. Böceklerde, sürüngenlerde, kuşlarda ve bütün memelilerde, dolayısıyla insanda üremenin temeli budur. Ama döllenmiş yumurtadan yavrunun gelişmesi türden türe çok değişir. Örneğin tavşan yavrusu döllenmeden bir ay sonra, fil yavrusu yaklaşık 21 ay sonra doğar. Bazı hayvanların yumurtası sert bir kabukla korunmuştur ve döllenir döl­lenmez dişinin vücudundan dışarı atılır (yumurtlanır). Yavrular gelişmesini tamamlayıp kabuğu kırıncaya kadar yumurtalar ya güneşe bırakılır ya da ana baba, vücudunun sıcaklığıyla ısıtmak için üzerinde kuluçkaya yatar.
Balıklarda genellikle önce dişiler yumurtalarını suya döker, sonra erkekler spermalarını izerlerine boşaltarak bu yumurtaları döller. Kurbağaların ve öbür amfibyumların üreme yöntemi de aynıdır. Böceklerin çoğunda bir ek çiftleşmede binlerce yumurta döllenir, dalanlarının kraliçesi (anaarı) bütün yaşamı oyunca bir kez çiftleşir ve erkeğin spermalaını, ileride kullanmak üzere vücudundaki özel ceselerde biriktirir. Böylece anaarının döllenneyen yumurtalarından erkek arılar, dölleıenlerden de işçi arılar çıkar yalnız döllenmiş yumurtalar arasından seçilen larvalar ansütüyie özel olarak beslendiğinde anaarıya dö­nüşür.

Büyüme ve Gelişme

Yumurtadan çıkan ya da doğan hayvan yavrularının erişkin duruma gelinceye kadar geçir­dikleri büyüme evreleri de son derece farklılır. Bazı hayvanlarda yumurtadan çıkan yavunun ana babasıyla hiçbir benzerliği yoktur örneğin bir tırtılın kelebeğe benzediğini kimse öyleyemez. Erişkin bir kelebeğe dönüşebilmesi için pupa ya da krizalit evresi denen ikinci bir gelişme evresinden daha geçmesi gere­kir. Oysa bir çekirge yavrusu yumurtadan çık­tığı anda erişkin biçimine oldukça benzer, yalnız kanatları yoktur.
Kuş yavrusu da iki ya da altı hafta sonra yumurtadan çıktığında ana babasına pek ben­zemez. Hav denen incecik tüylerini atıp büyüklerinkine benzeyen tüylerle örtünmesi üç dört ay, hatta beş yıl kadar sürebilir. Amfib­yumların iribaş (tetari) denen yavruları da erişkinlerden çok farklıdır. Buna karşılık sürüngenlerin yavruları renkleri pek benzemese de ana babalarının küçük bir kopyası olarak dünyaya gelir.
Hayvanların en gelişmiş grubu olan memelilerde de yavruların gelişme evreleri türden türe çok değişir. Kanguru gibi keseli memelilerin yavruları, belirli bir biçimi bile olmayan minicik bir canlı olarak doğar. Yalnızca annelerinin kesesine tırmanıp memelerinden süt emmeye güçleri yeter. Keseden dışarı çıkıp kendi kendilerine dolaşabilecek duruma gel­meleri aylarca sürer. Adatavşanları ile kedilerin yeni doğmuş yavruları da gözleri bile görmeyen çok çaresiz canlılardır ama iki üç hafta sonra ana babalarına benzemeye başlarlar. Buna karşılık tavşan yavruları neredeyse doğar doğmaz koşup zıplayacak kadar hareketli ve gelişmiştir. Bazı kıyı kuşlarının, örneğin yağmurcunun yavruları da yumurtadan çıktık­tan birkaç saat sonra dolaşmaya başlayabilir ama büyüyüp erişkinler gibi tüylenmesi için oldukça uzun bir zaman gerekir.

Hayvan Davranışı

Hayvan Davranışı, hayvanların yaşam­ları boyunca gösterdikleri her türlü etkinliği kapsayan çok genel bir terimdir. Örneğin bir hayvanın beslenme, yer değiştirme, eş seçme, üreme, göç etme, temizlenme, saldırı ve savunma alışkanlıkları o türe özgü davranış kalıplarının bir parçasıdır. Hayvan davranışlarının incelenmesi, hayvanların çevreleriyle ve öbür hayvanlarla nasıl başa çıkabildiklerini anlamamıza yardımcı olur.

Hayvan davranışlarını biçimlendiren iki temel etkenden biri kalıtım, öbürü çevre koşullarıdır. Bu nedenle hayvanların bütün davra­nışları, bu etkenlerden hangisinin yönlendirdiğine bağlı olarak içgüdüsel ve öğrenilmiş davranışlar adıyla iki ana gruba ayrılır. Hay­vanların çoğu, genellikle dünyaya geldiği andan başlayarak bazı şeyleri hiç düşünmeden yapar. Örneğin yeni doğmuş bir kuzu kendisine öğretilmeden annesinden nasıl süt emerek karnını doyuracağını bilir. Bunlar doğuştan var olan içgüdüsel davranışlardır ve kalıtım yoluyla bir kuşaktan öbürüne aktarılır. İkinci gruptaki davranış biçimleri ise hayvanın kalıt­sal yapısında yoktur ancak daha yaşlı hayvanları izleyip taklit ederek öğrenilebilir. Bu davranış biçimlerinin en tipik örneklerinden biri, aslan yavrularının ana babalarını izleye­rek ve birbirleriyle boğuşarak avlanmayı öğrenmeleridir.


İçgüdü

İçgüdüsel davranışların en bilinen örneklerin­den biri de köpeklerde görülür. Köpekler uykuya yatmadan önce başlarını kuyruklarına doğru çevirerek bulundukları yerde üç dört kez daireler çizer, sonra yerleşerek uyumaya başlarlar. Bu davranış köpeklere yabanıl ata­larından miras kalmış ve var olma savaşı içinde düşmanlarına karşı bir üstünlük sağla­dığı için zamanla normal davranış kalıplarının bir parçası olmuştur. (Ayrıca bak. evrim.) Çünkü köpeğin iyice denetleyip güvenli olduğuna inandıktan sonra uykuya daldığı bu yer, ileride başka bir köpekle ya da yırtıcı bir düşmanla girişeceği ölüm kalım savaşında işine yarayabilir. Öğretilmesi gerekmeyen ve evcil köpekler için artık gerekli olmadığı halde sürüp giden bu davranış hemen hemen bütün köpeklerde görülür.
Kuşlarda da çok karmaşık ve etkileyici içgüdüsel davranış kalıpları vardır. İlk kez yavrulayacak olan genç bir kuş, bir yuvanın nasıl yapıldığını o güne kadar hiç görmediği halde, daha ilk denemesinde kusursuz bir yuva yapar. Bunun bir zeka belirtisi olmadığı ve başka kuşların yuva yapışını izleyerek öğrenilmediği kanıtlanmıştır. Üreme mevsiminde yapılması gereken bütün bir eylemler zinciri, sözgelimi yuvanın yapımında kullanılacak çalı çırpı, ot ve çamur gibi gereçlerin toplanması, bunların uygun biçimde bir araya getirilmesi, yumurtaların üzerinde kuluçkaya yatılması, kuşların genlerinde var olan bilgi­lerle yönlendirilir. Kuş zamanla bu konuda yeni şeyler öğrenebilir, örneğin çamuru daha önce nereden bulduğunu hatırlayabilir ama yuva yapma davranışı genelde içgüdüseldir.
Böceklerde de içgüdüsel davranışların birçok örneği gözlenmiştir. İşçi arı, yaşamı boyunca üzerine düşen bütün görevleri içgü­düsel olarak yapar. Pupa evresinden çıktıktan sonra yaptığı tek şey peteklerdeki larvaları vücut sıcaklığıyla ısıtmaktır. Yaklaşık bir haftalık olduğunda larvaları besleyerek dadılık etmeye başlar. Ardından, daha yaşlı işçi arıların getirdikleri çiçektozlarını ve balları petek gözlerine taşıyıp depolayarak kovanın ambar görevlisi olur. Bir süre sonra vücu­dundaki salgıbezleri balmumu üretmeye baş­layınca yeni petek gözlerinin yapımına katılır. Daha sonra kovanın girişinde bekçilik eder ve ilk kez kısa uçuşlarla çevreyi tanımaya girişir. En sonunda bütün işçi arılar gibi çiçektozu ve balözü toplamaya çıkarak hemen hemen yaşamının sonuna kadar bu işi sürdürür. Bu eylemlerin hepsi içgüdüseldir neler yapması gerektiğini kimse ona söylememiştir, onun da kendisinden sonra büyüyen genç işçi arılara öğretmesine gerek yoktur. Hayvanın sinir sistemi geliştikçe bu eylemler sırayla ortaya çıkar ve her biri yerini bir sonraki davranış biçimine bırakır.
En basit hayvanlarda, hatta hayvanlara benzer özellikler gösteren tekhücreli canlılar­da bile içgüdüsel davranışlara rastlanır. Örneğin bir amip gecegündüz çevrimine ışığa yaklaşarak ya da ışıktan uzaklaşarak tepki verir. Yassısolucanlar gibi basit yapılı hayvan­lar da yiyeceklerin kokusunu içgüdüsel olarak izler ya da suda akıntıya karşı gitmeye çalışırlar.
Denizanası ve tatlı su hidrası gibi hayvanların da böylesine basit görünümlü canlılardan beklenmeyecek kadar karmaşık davranış bi­çimleri vardır. Bu davranışların çoğu yiyecek ya da eş bulmaya yöneliktir. Hayvanlar alemi­nin üst basamaklarına doğru çıktıkça, gittikçe daha karmaşık davranışlar gösteren salyan­goz, kalamar, yengeç, örümcek, denizyıldızı ve böceklerle karşılaşırız. Bu hayvanların davranışları ya da tepkileri de temel olarak yaşam savaşının bir parçasıdır. Kendisinden daha güçlü pek çok düşmanı olan küçük hayvanların bütün çabası bu düşmanlarına yem olmadan besin bulabilmek ve yavrulayarak soyunu sürdürmektir.Bazı davranışlar, o andaki koşullarda hiçbir anlamı olmasa bile, körü körüne yerine getirilir. Örneğin çam keseböceğinin (Thaumetopoea pityocampa) tüylü tırtılları kuyruğa gir­miş gibi peş peşe yürüyerek her an birbirlerini izlerler. Böylece daldan dala geçerek taze yaprak ararken birbirlerini kaybetmemiş olurlar. Ama kaybolmaları söz konusu değil­ken, örneğin geniş bir vazonun ya da kavano­zun çevresinde halka olup sürekli döndükleri zaman da aynı davranışı sürdürürler. Ünlü Fransız doğa bilgini Jean Henri Fabre böyle bir deney yapmış ve tırtılların bir hafta boyunca hiç durmadan vazonun çevresinde dolaştıklarını, en sonunda yorgun düşüp aşa­ğıya yuvarlandıklarını gözlemiştir. Üstelik.tırtıllar yere düşer düşmez gene birbirlerinin pe­şine takılıp diziler halinde değişik yönlere doğru yollarına devam etmişler. Buna benzer deneyler, her davranışın ancak belirli koşul­larda gerekli olduğunu ve ancak o zaman ya­şam savaşında hayvana bir yararı olduğunu gösterir.
Bu nedenle içgüdülerin de bazı sakıncaları vardır örneğin hayvan ilk kez karşılaştığı yeni bir durumda ne yapması gerektiğini içgüdüleriyle.bulamaz. Nitekim omurgalıların, özellik­le memelilerin yaşam savaşında bütün hayvanlardan daha üstün olmasının temel nedeni, yaşadıkları deneylerden çok şey öğrenmelerine yetecek kadar gelişmiş bir beyinleri olmasıdır. Bir canlının öğrenme yetisi geliş­tikçe içgüdülerinin rolü giderek önemini yitirir.
En basitinden en gelişmişine kadar bütün hayvanlarda bazı içgüdüsel davranışlar gözle­nir. Oysa öğrenilmiş davranışlar yalnızca gelişmiş bir beyni olan hayvanlara ve insana özgüdür. Beynin gelişmişliği ile davranışlar arasındaki bağlantı bir canlıda zekanın başlangıcı sayılır. Bu da insansımaymunlarda görülen daha gelişmiş davranış kalıplarını yaratır. Bir hayvan, içgüdüleriyle edindiği ya da sonradan öğrendiği davranışlardan yararlanarak bir güçlüğün üstesinden gelebiliyorsa zekidir. Şempanzelerin raftaki bir yiyeceğe ulaşmak için kutuların üstüne çıkmaları ya da bir sopayla düşürmeye çalışmaları, hatta bir dolaba kilitlenmiş yiyeceği almak için hangi düğmelere basmaları gerektiğini araştırmaları birçok kişiyi şaşırtır.

Renk, Ses ve Hareket

Bazı kertenkele ve kurbağalar göz alıcı renk­lerinden yalnızca belirli koşullarda, örneğin üreme mevsiminde karşı cinsin ilgisini çek­mek ya da başka bir hayvanın saldırısını savuşturmak için yararlanırlar. Sığ ve duru sularda yaşayan, canlı renklerle donanmış balıklar da kendilerine bir eş bulabilmek, bölgelerine giren bir yabancıyı kovmak ya da sürüyü bir arada tutabilmek için renklerinin güzelliğini ön plana çıkarırlar. Kuşlar belki de bütün hayvanlar içinde en renklileridir ve çok ilginç kur yapma davranışları geliştirmişler­dir. Bir dişinin ya da erkeğin ilgisini çekmek için yaptıkları karmaşık danslar, melodili ötüşler genellikle içgüdüseldir ve belirli bir sıra izler. Bu tür davranışlar, her hayvanın yalnızca kendi türünden bir hayvanla çiftleşmeye çalıştığının kanıtıdır. Eğer erkek kuş kur gösterileri sırasında o türe özgü olmayan değişik hareketler yaparsa, dişi kuş onun kendi türünden olmadığını anlayarak hiç ilgilenmeyecektir. Böyle bir davranış zincirinin her aşamasında hayvanın belirli sesleri çıkarıp belirli hareketleri yapması ve her aşamanın bo­zulmaz bir düzenle aynı sırayı izlemesi ge­rekir.

Karmaşık Davranışlar

Büyük ve gelişmiş hayvanların çoğunda da hem içgüdüsel, hem öğrenilmiş davranışları kapsayan çok karmaşık davranış kalıpları görülür. Örneğin Afrika yaban köpeği (Lycaon pictus) yaşamını sürdürmenin temel kural­larını daha yavruyken içgüdüsel olarak bilir. Ama büyüdükçe sürü içindeki yerini ve bireyler arasındaki ilişkilere saygı duymayı öğren­mesi gerekir. Bu içgüdüsel ve öğrenilmiş davranışlar, sonraları sürüyle birlikte bir avı kovalayıp çevresini kuşattıklarında öbürleriyle uyum içinde avlanmasına yardımcı olacaktır.
Memelilerin davranışlarında bazı uyarıcı sesler, hareket ya da kokular çok önemli rol oynar. Başta köpek ve kedi olmak üzere birçok hayvan, varlığını başka hayvanlara duyurmak için salgıladığı kokulara güvenir. Kö­peklerin dolaşırken sık sık direklere, duvarla­ra ya da başka yerlere işemeleri bu tür bir işarettir çişinde ben burada yaşıyorum anlamına gelen özel bir koku bulunur. Öbür memeliler de genellikle çiftleşme davranışlarında rol oynayan ve vücudun çeşitli yerlerinden salgılanan kokular yayarlar.
Davranışların büyük bölümü yalnızca tek bir türe özgüdür örneğin tavuskuşunun ren­garenk gösterisi bir ördek için hiçbir anlam taşımaz. Bununla birlikte, birçok hayvan türünde ortak olan ya da ayrı türlerden hayvanları aynı biçimde etkileyen davranışlar da vardır. Sözgelimi yırtıcı bir kuşun gökyüzüdeki koyu renkli silueti öbür kuşların ve küçük memelilerin hemen hepsini ürkütür. Bazı renklerin bütün hayvanlar dünyasında ortak bir anlamı vardır özellikle göz alıcı sarı ve kara çizgiler bütün hayvanları uyaran evrensel bir tehlike işaretidir.

Hayvanların bütün davranışları yeterince anlaşılabilmiş değildir. Özellikle de uçarak ya da yüzerek dünyanın bir ucundan öbür ucuna
göç eden hayvanların yeniden ilk bölgelerine ya da yuvalarına nasıl döndükleri hala bir bilmecedir. Bu gizemli göç ve yuvaya dönüş içgüdüsü bilim adamlarını yıllardır uğraştırı­yor . Hayvanların görme, koklama duyuları ve öbür yetileri anlaşıldı­ğında bu bilinmeyenler büyük ölçüde açıklığa kavuşacaktır.

Hayvan Göçü

Memelilerin, kuşların, balıkların ve böceklerin çoğu her yıl belirli zamanlarda bulundukları yerden başka bir yere göç ederler. Bu yolculuklar içinde en kolay izlenebilen ve en eskiçağlardan beri bilineni kuşların göçüdür.
Kuşların neden ve nasıl göç ettikleri bugün bile her yönüyle anlaşılabilmiş değildir. Bilim adamları bu konuyu incelemek için göçmen kuşlardan birkaçını yakalayıp ayaklarına hal­kalar takar ve yeniden gökyüzüne salıverirler. Aynı kuş aylar sonra başka bir ülkede bulun­duğunda, ayağındaki halkaya bakarak hangi ülkeden geldiği öğrenilebilir. Ama yollarını nasıl buldukları ve neden hep aynı mevsimde belirli yerlere gitme gereği duydukları hala büyük ölçüde gizemini koruyor. Uzmanlar, bu hayvanların ırmaklar ve dağlar gibi belir­gin yer biçimlerinden. Güneşin. Ayın ve yıldızların konumundan, hatta içlerindeki bi­yolojik pusula yardımıyla Dünyanın çevre­sindeki magnetik kuvvet çizgilerinden yarar­lanarak yollarını bulduklarını sanıyorlar.
Böceklerle beslenen kuşların çoğu yazın üremek için kuzeye göç eder, çünkü günlerin daha uzun ve güneşli olduğu bu bölgelerde yiyecek bulma şansları daha fazladır. Kuzey yarıkürenin uzun yaz günleri ve bol yiyecek, hemen hemen bütün kuşların burada kuluç­kaya yatması için geçerli bir nedendir. Kuzey­de günler kısalıp havalar soğuduğunda, bu kez yaza girmek üzere olan ve bol yiyecek umudu veren güney yarıküreye uçarlar. Bü­tün kuşlar içinde en uzun göç yolculuğuna çıkan kutup sumrusudur. Bu kuş yazı Kuzey Kutbunda geçirdikten sonra her yıl 18 bin kilometrelik yolu aşarak Antarktikaya ulaşır ve güneyin yazı bitince aynı yolu bir kez daha uçarak yeniden kuzeye döner. Böylece yıllık göçü sırasında yaklaşık 36 bin km yol almış olur
Göçmen memeliler arasında en ilginçleri Avrupanın kuzeyinde yaşayan lemminglerdir. Bu küçük kemiriciler birkaç yılda bir besin kaynakları kıtlaştığında çok kalabalık sürüler halinde göç yolculuğuna çıkarlar. Yol­larının üzerindeki ırmakları geçer, dağları aşarlar, ama iyi yüzücü olmadıklarından deni­ze ulaştıklarında sürünün çoğu boğularak ölür
Rengeyikleri bildikleri verimli otlaklara ulaşmak için sonbahar ile ilkbaharda uzun yolculuklara çıkarlar. Afrikadaki gnu denen antiloplar ile öbür otlayan hayvanlar da, yaşadıkları bölgedeki otlaklar yoksullaşınca binlerce hayvandan oluşan bü­yük sürüler halinde göç ederler. Foklar, özel­likle kuzeyde yaşayan kulaklı foklar, her yıl aşağı yukarı aynı günde çiftleşecekleri yerlere gidip yavruları büyüyünce yeniden dönüş yolculuğuna çıktıkları için neredeyse bütün ömürlerini denizde geçirirler. Ku­zey Amerikada yaşayan ve böcek yiyen bazı yarasalar da tıpkı kırlangıçlar gibi daha bol böcek bulmak umuduyla güneydeki sıcak bölgelere göç eder. Başta boz balina olmak üzere birçok balina türü, Baja Californianın ılık sularında üremek amacıyla güneye iner ve bir sonraki yaz yeniden Kuzey Kutbuna doğru yola çıkar. Afrikada yaşayan birçok memeli de bir su kaynağı ya da su depolayan bitkileri bulmak için yıl boyunca durmadan dolaşır.

Göçmen Balıklar ve Böcekler

Göçmen balıkların en tanınmışı olan yılanbalıkları üreme çağına gelinceye kadar yaşamını tatlı sularda sürdürür, sonra yumurta dökmek üzere Atlas Okyanusunun kuzeyindeki Sargasso Denizine göç eder .Oysa sombalıklarının üreme göçü tam ters yöndedir. Bu balıklar yumurtalarını akarsulara bırakır ve tatlı suda gelişen yavrular en çok 23 yaşına geldiğinde denize açılır. Birkaç yıl denizde yaşadıktan sonra, yumurtadan çıktık­ları akarsuya dönerek kendi yumurtalarını da oraya bırakırlar. Sombalıklarının sulardaki belirli kokulan izleyerek ilk yuvalarının yolunu bulaoildikleri sanılmaktadır
Göçmen böcekler içinde en tehlikeli grup göçmen çekirgelerdir. Dünyanın birçok yerin­de, özellikle Afrika ve Ortadoğuda toprağı bir bulut gibi örten bu çekirge sürüleri ekinle­re inanılmaz boyutlarda zarar verir Kelebekler ise kimseye zararı dokunmayan göçmen böceklerdendir. Avustralyanın bogong adıyla anılan gece kelebekleri, nüfusları aşırı arttığında kalabalık sürüler halinde Yeni Güney Gallerin dağlık bölgelerini aşıp doğu­ya, denize ve ölüme doğru giderler. Kuzey Amerikada yaşayan kral kelebekleri de kışı California, Florida ve Meksikanın sıcak ikli­minde geçirmek üzere her sonbahar güneye uçarlar. Turuncu, kara ve sarı benekli dev bir bulutu andıran milyonlarca kelebeğin uçuşu çok çarpıcı bir görüntüdür. Geceleri ağaçların tepelerinde konaklayıp gündüzleri uçarak 2.500 kilometreden fazla yol alan kelebekler sonunda kışlıklarına ulaşırlar. Kuzeydeki üre­me bölgelerine dönmek üzere ilkbaharda yeniden göç eden kelebekler bu uzun yolcu­luklarını tamamladıklarında bazen aradan beş kuşak geçmiştir



Bilimsel sınıflandırma

DomainEukaryota (Ökaryotlar)
AlemAnimalia (Hayvanlar)


Agnotozoa Basit hayvanlar
Eumetazoa Gerçek dokusu olanlar
Parazoa Gerçek dokusu olmayanlar

Hayvan, canlılar dünyasının ökaryotlar (Eukaryota) üst alemindeki hayvanlar (Animalia) aleminde sınıflanan canlıların ortak adıdır. Hayvan sözcüğü, günlük kullanımda esasen insan dışı hayvanları ifade etmek için kullanılırsa da biyolojik bağlamda insanı da içerir. Hayvanlar aleminin bilimsel ve Latince adı olan Animalia terimi ise yine Latince olan ve yaşayan ya da ruh anlamına gelen animadan türetilmiş animal sözcüğünün çoğuludur. Hayvanlar alemini tanımlayan bir başka Latince bilimsel terim de Metazoadır.

Genellikle çevrelerine uyum sağlayan ve diğer canlılarla beslenen çokhücreliler alemidir. Vücutları, embriyonun bazı metamorfozlar geçirmesiyle gelişir. Ökaryotik çok hücreli organizmalardır. Besinlerini genel olarak sindirerek alırlar.


Hayvanların birçoğu hareketlidir ve bitkilerde tipik olan kalın hücre duvarları genellikle yoktur. Embriyonik gelişim esnasında büyük ölçülerde hücresel göçler ve doku organizasyonları görülür. Üremeleri primer (birincil) olarak seksüeldir diploit kromozom taşıyan dişi ve erkekler mayozla haploit kromozomlu gametleri, bunlarda birleşerek diploid zigotu oluşturur.
1,5 milyondan fazla yaşayan türü tanımlanmıştır, fakat gerçek miktarın bazılarına göre 20 milyon, bazılarına göre de 50 milyondan fazla olduğu sanılmaktadır.

Tarihçe

İnsanoğlunun isim kullanmaya başlaması sistematiğin başlangıç noktası olarak kabul edilir. MÖ 383322 yıllarında Aristo hayvanlar yaşam şekillerine, hareketlerine, vücut yapılarına, alışkanlıklarına göre sınıflandırılabilir diyerek bu bilimin temelini oluşturur. Bu düşünce 2000 yıl sürmüştür.


16271705 yıllarında John Ray sınıflandırmada doğal sistemi ileri sürmüştür. Linne yazdığı Systema Natura adlı kitabıyla zoolojik nomenklatürün başlangıcını oluşturmuştur. Linnenin çalışmaları birçok sistematikçiyi etkilemiş, hatta bir sonraki yüzyıla da damgasını vurmuştur. Bu nedenle Linne taksonominin babası olarak kabul edilmiştir.
100 yıl sonra Charles Darwin evrim teorisi ile tüm çalışmaları etkilemiştir. 1866da Haeckelin filogenetik ağaç sistemi sistematikçilere yararlı oluştur. Bu dönem taksonominin en önemli periyodu olmuştur. Hergün yeni cinsler, takımlar ortaya çıkmıştır. Daha sonraki yıllarda sadece türler düzeyinde alışmalar yapılmıştır.

Mendel kanunlarının bulunmasıyla önce genetiğin, sonra populasyon genetiğinin gelişimi gerçekleşmiş, günümüzde sistematik çalışmalarda moleküler düzeye inilmiştir. Günümüzde tanımlanmış ve sınıflandırılmış 1.350.000 tür olduğu bilinmektedir. Bunların 1.300.000ini omurgasızlar oluşturmaktadır. İnek kalan fosillerle birlikte 65.000 tür Chordata şubesinde incelenmektedir. Günümüzde yaşayan yaklaşık 43.000 kordalı bulunmaktadır. Bunun 42.000i Vertebrataya, 1000 kadarı da ilkel kordalılara aittir.



Üreme ve gelişme

Hemen hemen tüm hayvanlar çiftleşerek ürerler.Yetişkinler diploid ya da polidiploiddir. Herbirinin kendine has üreme hücresi vardır. Bir çok hayvan çiftleşerek üremeye yatkındır.
Bir çok hayvan güneş ışığı enerjisini dolaylı yollardan kullanarak gelişir, büyür. Hayvanların aksine bitkiler bu ışığı [Fotosentez] ile doğrudan basit şekerler üretmek için kullanır. Bitkiler, havadan aldığı karbon dioksit (CO2) ve topraktan aldığı su (H2O) moleküllerini ışık enerjisini kullanarak kimsayal bir rekasiyon sonucu Glikoz şekeri (C6H12O6) dönüştürür ve son olarak açığa Oksijen çıkar (O2). Elde edilen bu bu şeker daha sonra bitkinin büyümesi için kullanılır. Hayvanlar bu bitkileri yediklerinde ya da bu bu bitkileri yiyen hayvanları yediklerinde bitkilerin içinde bulunan şekeri almış olurlar.



Basit sınıflandırma


Agnotozoa Basit hayvanlar
Omurgasızlar
Parazoa Gerçek dokusu olmayanlar
Placozoa
Porifera Süngerler
Eumetazoa Gerçek dokusu olanlar
Radiata Radial simetrili canlılar
Bilateria Bilateral simetrili canlılar
Omurgalılar
Acrania Kafatassızlar
Hemichordata Yarı sırtipliler
Urochordata (Tunicata) Tulumlular
Cephalochordata Başı kordalılar
Craniata Gerçek kafataslılar
Agnatha Çenesizler
Gnathostomata Gerçek çeneliler
Pisces Balıklar
Tetrapoda Dört üyeliler
Amphibia İki yaşamlılar
Reptilia Sürüngenler
Aves Kuşlar
Mammalia Memeliler
1
Hayvan baskülü,Hayvan tartım kantarı fiyatları,Hayvan tartımı,Canlı ...
Hayvan Tartım Baskülleri , Hayvan tartım kantarları çeşitli şekillerde olup büyük

http://www.sanayimalzemeleri.com/?kategori-157-hayvan-tartim



2
Hayvan Belgeselleri Hayvan Saldırıları | Belgesel Video İzle
Hayvan Belgeselleri Hayvan Saldırıları | Belgesel Video İzle

http://www.belgeselgoruntuleri.com/afrika/hayvan-belgeseller



3
hayvan derisi ingilizce, ingilizcede hayvan derisi, hayvan derisi ne ...
hayvan derisi ingilizce, ingilizcede hayvan derisi, hayvan derisi ne demek

http://www.ingilizce.tk/?page=sozluk.asp&m=translate&word=ha



R
4
HAYVAN DENEYLERİ YAPMALI MI, YAPMAMALI MI YOKSA HİÇ ...
Yapılan karşıt eylemler bu deneylerde hayvanlara yapılan "işkence" ... Gerçekten

http://www.dohaydersopengazievi.com/hayvan-deneyler%C4%B0/46



5
Hayvan Resimleri, En Güzel Hayvan Resimleri Masaüstü Simli ...
Hayvan Resimleri, En Güzel Hayvan Resimleri Masaüstü Simli Hareketli Hayvan

http://sendeyim.com/resim-galerisi/hayvan-resimleri



6
Komik Resim - Hayvan - Hayvan Resimleri hayvan resim arşivi kedi ...
Hayvanlar alemi bir başka alem. ... Hayvan, Toplam 3888 resim. Poz Meraklısı ·

http://www.komikler.com/komikresim/kategori.php?catid=20



R
7
HAYVAN BILIMCI NEDİR, HAYVAN BILIMCI NE DEMEK, HAYVAN ...
HAYVAN BILIMCI NEDİR, HAYVAN BILIMCI NE DEMEK, HAYVAN ...

http://nedirnedemek.net/hayvan-bilimci.html



8
hayvan resmi resimleri hayvan resmi videoları hayvan ... - Komikler
hayvan resmi resimleri, hayvan resmi videoları, hayvan resmi oyunları, hayvan

http://www.komikler.com/etiket/hayvan%20resmi



9
Hayvan Baskülü - Terazi
Terazi, Baskül, Kantar Tartı Satış ve Teknik Servisi,{urun_adi}, HAYVAN

http://www.terazial.com/12-CANLI-HAYVAN-BASKUL,LA_163-2.html



10
Canlı Hayvan baskülü - KOBAS Tartı Sistemleri | Tartıda Uzman ...
Canlı Hayvan Baskülleri. Besi hayvanlarının performanslarının ölçülmesi ve takip

http://www.kobastarti.net/Hayvan%20Baskulu.htm



11
Aydın Hayvan Sevenler Derneği Aydindaki Hayvan Dostlari ...
Aydın Hayvan Sevenler Derneği Aydindaki Hayvan Dostlari. 117 likes · 1 talking

https://tr-tr.facebook.com/pages/Ayd%C4%B1n-Hayvan-Sevenler-



12
Hayvan Kaşıma Fırçası - Hayvan Kaşağı Kurtsan | Kaşağılar Kdv ...
Kaşağılar > Hayvan Kaşıma Fırçası - Hayvan Kaşağı Kurtsan Hemen al Kapıda

http://www.ziraimarket.com/Hayvan-Kasima-Fircasi-Hayvan-Kasa



13
MEGA HAYVAN SULUKLARI | Hayvan Sulukları, Hayvan Suluğu ...
Hayvan Sulukları, Hayvan Suluğu, Otomatik Suluk, Otomatik Hayvan Suluğu,

http://www.megahayvansuluklari.com/



14
hayvan deneyleri - itü sözlük
+ dünyada her 22 saniyede bir, bir hayvan laboratuvarlarda ölmektedir. ... hayvan

http://www.itusozluk.com/goster.php/hayvan+deneyleri



15
hayvan mezarlığı - ekşi sözlük
türkiyede de mutlaka olması gereken analayış, hayvan cesetlerinin çöpe

https://eksisozluk.com/?q=hayvan+mezarl%C4%B1%C4%9F%C4%B1



16
hayvan resimleri | Komik Hayvan Resimleri, İlginç Hayvan Resimleri ...
hayvan resimleri, Komik Hayvan Resimleri, İlginç Hayvan Resimleri, Güzel

http://www.manzara.gen.tr/hayvan-resimleri



17
Hayvan bilimcinin anlamı, Hayvan bilimci nedir, Hayvan bilimci ne ...
ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ Hayvan bilimci nedir TanımıAnlamı

http://www.anlambilim.net/hayvan-bilimci-nedir-26874.htm



18
Aydın Hayvan Dostlari Derneği Aydınlı hayvan severler Aydınlı ...
Günlerce Aradığım Bulamadığım bir Can idi , Bir patisi kopmuş bu can ı aradığım

http://video.internetara.com/?id=487867



19
Özetle Hayvan Hakları Yasası - Aydınlı Hayvan Severler
8 Nis 2011 ... 1995 ten bu yana çeşitli hükümetlerce 4 kez TBMM ye gönderilen ancak her

http://www.aydinlihayvanseverler.com/page/3



20
Tembel Hayvan adı , Tembel Hayvanbelgeselleri , Tembel Hayvan ...
Tembel Hayvan adı , Tembel Hayvanbelgeselleri , Tembel Hayvan videoları ,

http://www.belgeselizle.org/belgeseli/Tembel-Hayvan-videolar



21
Tembel Hayvan oyunu oyna, Tembel Hayvan oyunları
Tembel hayvanlar yerlerindekn kımıldayacak kadar hareketsiz hayvanlardır.

http://www.buyukpark.com/oyna/6848/Tembel-Hayvan.html



22
hayvan sikişi pornosu, hayvan sikişi videosu, hayvan sikişi izle - sex
hayvan sikişi pornosu, hayvan sikişi videosu, hayvan sikişi izle, hayvan sikişi

http://www.sexpornosikisx.com/izle/hayvan-sikisi.html



23
Hayvan belgeseli izle, Hayvan belgeseli belgeseli
Hayvan belgeseli izle, Hayvan belgeseli belgeseli

http://www.belgeselizle.org/etiket/Hayvan-belgeseli.html



24
teen hayvan porno - En Çok Hit Alan Sikiş Ve Sex Pornoları
teen hayvan porno Videoları. ... 431 İzlenme 14019 Liseli lezbiyen pornosu ize ·

http://www.sonvurus.info/teen-hayvan-pornovideoizle.html



25
ATATÜRK VE HAYVAN SEVGİSİ | Facebook
Mustafa Kemal Atatürkün köpek sevgisi herkes tarafından bilinmektedir.Mustafa

http://tr-tr.facebook.com/notes/hayvan-severler/atat%C3%BCrk



26
yaz gibi Atanın hayvan sevgisi
10 Haz 2010 ... Atanın hayvan sevgisi. Zülfü Lİvanelinin "Veda" filminden Atatürkün ...

http://yazgibi.blogspot.com/2010/06/atann-hayvan-sevgisi.htm



27
HAYVAN KASAĞI - Yeteroğlu Tarım Makinaları
HAYVAN KAŞAĞI. ... Ürünler ÇİFTLİK EKİPMANLARI. HAYVAN KASAĞI.

http://www.yeteroglutarim.com/Urunler/CIFTLIK-EKIPMANLARI/HA



28
Yıldız Vurucu - Hayvan Oyunları - Hayvan Oyunları Oyna - Hayvan ...
14 Ara 2011 ... Hayvan Oyunları - Hayvan Oyunları Oyna - Hayvan Oyunu - Kedi - Köpek - At -

http://hayvan-oyunlari.net/file1.php?f=419



29
Hayvan - Başbakanlık Mevzuat Bilgi Sistemi
HAYVAN DENEYLERİ ETİK KURULLARININ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA

http://www.mevzuat.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=7.5.10472&so



30
hayvan.sex izle
Çalar Saat - 15.08.2013. Murat Yörük, kırmızı et fiyatlarındaki artışın ithal hayvan

http://tvarsivi.com/?q=hayvan.sex



31
HAYVAN SEX HİKAYELERİ | Sikiş Hikayesi - Seks ... - Porno Hikaye
25 Mar 2013 ... Sayfalar. Porno İzle · Ücretsiz Web Kamera – Ücretsiz Web Kamera Sohbeti,

http://www.sekshikayetr.org/kategoriler/hayvan-sex-hikayeler



32
THY - Türk Hava Yolları - Evcil Hayvan - thy.com
Evcil Hayvan. ... Uçuşlarımıza Kabul Edilmeyen Evcil Hayvanlar. Amerikan pitbull

http://www.turkishairlines.com/tr-tr/seyahat-bilgileri/bagaj



33
hayvan mezarlığı - itü sözlük
hayvan mezarlığı. bu başlıkta. güzelinden getir başlık içinde ara. bakın dur. tdk

http://www.itusozluk.com/goster.php/hayvan+mezarl%FD%F0%FD



34
aydın hayvan dostları derneği - uludağ sözlük
19 Tem 2013 ... Aydın da başta sokak hayvanları olmak üzere hayvanlar yararına bir çok projeye

http://www.uludagsozluk.com/k/ayd%C4%B1n-hayvan-dostlar%C4%B



35
Aydın Hayvan Dostlari Derneği Aydınlı hayvan severler ...
Aydın Hayvan Dostlari Derneği Aydınlı hayvan severler ...

http://www.youtube.com/watch?v=sdsT7gJJubk



36
hayvan bacağı Türkçe ingilizce çeviri hayvan bacağı ingilizcesi ...
hayvan bacağı sözcüğünün ingilizce sözlük karşılığı nedir hayvan bacağı türkçe

http://www.ingilizceceviri.org/sozluk/turkce.asp?kelime=hayv



37
Hayvanlara Tecavüz ve Hayvan Genelevi | Hayvan Özgürlüğü ...
25 Ağu 2013 ... Yasal mücadele zemininde hayvanların insanlarla seks yapmaktan keyif ....

http://hayvanozgurlugucevirileri.com/2013/08/25/hayvanlara-t



38
hayvan resimleri | Facebook
hayvan resimleri | Facebook

https://www.facebook.com/pages/hayvan-resimleri/129073783790



39
Hayvan Deneyi Gerçeği ( Şimdi Yüzleşmezseniz Sonsuza Dek ...
Hayvan Deneyi Gerçeği ( Şimdi Yüzleşmezseniz Sonsuza Dek ...

http://www.youtube.com/watch?v=MXoInsPi6X4



40
Hayvan Taşıma Kamyonu Oyunu - 3D Araba Oyunları
Hayvanat bahçesine getirilecek hayvanları tek tek istenilen bölgelerden

http://www.3doyunlar.org/hayvan-tasima-kamyonu.html



41
İstanbuldaki ve Türkiyedeki Hayvan Barınakları - ListeList
4 Eki 2013 ... Sahipsiz kedi ve köpekleri alarak onları mutlu etmeniz mümkün. İstanbuldaki ve

http://listelist.com/istanbul-turkiye-hayvan-barinaklari/



42
Hayvan Kesimi.3gp
Hayvan Kesimi.3gp

http://www.youtube.com/watch?v=y-Ydd1SeL4g



43
Hayvanların Sex Hayatı - Hayvan Pornosu - Süper Pozisyonlar ...
29 Nov 2012 ... Hayvanların Sex Hayatı - Hayvan Pornosu - Süper Pozisyonlar ) .... Hayvanlarin

http://www.youtube.com/watch?v=kv8q_0O0KTA



44
SEX DÜNYASI İNSAN VEYA HAYVAN
12 Şub 2008 ... insanlara hayvanlara neler oluyor böyle. ... seks aygun.3gpby bened20122021

http://www.youtube.com/watch?v=LcipWWmAIts



45
Hayvan Belgeseli | Vidivodo.com
Hayvan Belgeseli | Vidivodo.com

http://www.vidivodo.com/video/hayvan-belgeseli/124254



46
Hayvan Aşk, Ayrılık, İhanet, Seks
Bu "hayvan” haklı olabilir mi Hayvan olarak mı doğulur, hayvan mı olunur

http://hayvan.im/



47
Hayvan Taşımacılığı Oyunu
Hayvan Taşımacılığı oyunu, kategori Araba oyunları, oyunun nasıl oynandığıını

http://www.oyunim.com/hayvantasimaciligi/



48
Hayvan Savaşları Belgeseli (20 dk
Hayvan Savaşları Belgeseli (20 dk

http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/125821/hayvan-savaslar



49
MELAX HAYVAN SULUĞU - HAYVAN SULUKLARI
Hayvan Sulukları, Otomatik Suluk, Otomatik Hayvan Suluğu, Sfero Dökümcüler,

http://www.melaxhayvansuluklari.com/



50
İstanbul`un Hayvan Barınakları - Haber34.com
6 Şub 2008 ... İstanbul`da bulunan hayvan barınakları, adresleri ve hayvan barınakları ile elde

http://www.haber34.com/istanbulun-hayvan-barinaklari-2985



51
Hayvan Eşleştirme Oyunu Oyna, Hayvan Eşleştirme Oyunları
Hayvanları eşleştirerek yk etmeye çalışıyoruz. bakalım becere bilecekmisiniztuş

http://www.porttakal.com/oyun/hayvan-eslestirme.html



52
Kırık Bacak Ameliyatı (Hayvan Sağlığı
Kırık Bacak Ameliyatı (Hayvan Sağlığı

http://www.youtube.com/watch?v=C8UKiO5Ali4



53
Çenesi En Güçlü 10 Hayvan - Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ...
Bu listedeki hayvanlar sadece ölçülebilen hayvanların listesi. Açıkçası büyük

http://www.farukyalcinzoo.com/hayvanlar-bitkiler/biliyor-muy



54
Satılık Büyükbaş Hayvan Çiftliği Eskişehir Hazer Emlak
Satılık Büyükbaş Hayvan Çiftliği Eskişehir Hazer Emlak

http://www.youtube.com/watch?v=ouagCHAfx0k



55
Başkent Hayvan Hastanesi
Türkiyenin En Zengin İçerikli Pet Sitesi - Bütünüyle Türkçe - Yüzlerce Konu

http://www.baskenthayvanhastanesi.com/



56
Yunus (hayvan - Vikipedi
Başta kıta sahanlıklarının görece sığ denizleri olmak üzere, tüm Dünya

http://tr.wikipedia.org/wiki/Yunus_(hayvan)



57
hayvan özgürlüğü | Hayvan Özgürlüğü Çevirileri
“Bana Güvenme”. Adel Abdessemed 1971 yılında Cezayirde doğdu. Şu an Paris

http://hayvanozgurlugucevirileri.com/tag/hayvan-ozgurlugu/



58
Erinox - Otomatik Hayvan Kaşıma Fırçası
Erinox - Otomatik Hayvan Kaşıma Fırçası

http://www.youtube.com/watch?v=JdNjoz3QN_s



59
ANIMAL SEX !! so funny - Hayvan sex
11 May 2011 ... 038. Watch Later atlar zikişiyor (tosbiks.com sunar)adem aygündüzFeatured

http://www.youtube.com/watch?v=gy0HXkEtoL8



60
Canlı Hayvan Baskülü İmalatı - Akpınar Elektronik
Canlı Hayvan Baskülü İmalatı - Akpınar Elektronik

http://www.akpinarelektronik.com/canli_hayvan_baskulu.asp



Bu içerikle ilgili bilgibende.com'un hiç bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Sadece internetteki arama sonuçlarını vermektedir.